İsmail Topkaya 1 Takipçi | 8 Takip

Gelişim ile İlgili Temel Kavramlar ve Hareket Eğitimi 1

2009-01-08 10:39:00

¨      Büyüme ve Hareket, Beden Eğitimi/Spor Öğretimi

¨      Olgunlaşma ve Hareket, Beden Eğitimi/Spor Öğretimi

¨      Hazır Bulunuşluk ve Hareket, Beden Eğitimi/Spor Öğretimi

¨      Öğrenme ve Hareket, Beden Eğitimi/Spor Öğretimi

 

Çocuk gelişimi ve gelişimde sözü edilen temel kavramlar; büyüme, olgunlaşma, hazır olma (hazır bulunuşluk) ve öğrenme kavramlarıdır.

Her bir kavram tek başına gelişim için yeterli bir süreç ya da tanımlama değildir. Çünkü gelişim bütünsel, karmaşık, iç içe geçmiş bir değişimler sürecidir.

Yavuzer’e göre (1993: 28) gelişim; yalnız sayısal ölçümlerle açıklanamayan bir çok yapı ve işlevi bütünleştiren karmaşık bir olgudur. Bu bütünleşmenin nedeni ile gelişmenin her evresi kendinden sonraki evreyi doğrudan etkiler. Böylece hiyerarşi, bütünleşme ve yapısal bağlantı gelişme evrelerinin temel özelliklerini oluşturur.

Her kavram, gelişmenin bir yönünü vurgulayan bir ifadedir. Örneğin, büyüme gelişimin en temel ve nicel yönüdür. Aynı zamanda büyüme, insan yaşamının en erken noktalanan gelişimidir. Ancak büyümenin durması, gelişimin durması anlamına gelmemektedir.

Öğrenme, yaşantı ve olgunlaşma sonucunda bireyde görülen düzenli ve sürekli değişiklikler olarak da tanımlanan gelişme (Selçuk, 1997: 14), öğrenmeyi içine alan en geniş kavramdır. Dönmezer’e göre (1997: 21) gelişim, bireyin döllenmeden ölünceye değin geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal değişmelerdir. Belirli bir yön izleyen gelişme aşamalı, uyumlu, düzenli ve süreklidir. Büyüme olgunlaşma ve öğrenmenin etkisiyle oluşur.

İnsan gelişimi hem kalıtsal hem de çevresel etkenlerle gerçekleşir. Kalıtım ve çevre birlikte etkileşerek özelliklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır (Erden, Akman, 1998: 26).

Etkileşimci görüş olarak bilinen ve günümüzde genel kabul gören yaklaşım, gelişimin hem kalıtım hem de çevrenin etkisiyle gerçekleştiği şeklindedir (Morgan, akt. Arıcı ve ark., 1981). Bu bağlamda hareket, beden eğitimi spor öğretiminin gelişime katkısını çevresel bir etki olarak ele almak gerekir. Hareket beden eğitimi sporun gelişime katkısının bireylere göre değişiyor olması, kalıtımsal özelliklerinin farklılığı ile ilgilidir.

 

Büyüme ve Hareket, Beden Eğitimi /Spor Öğretimi

Daha çok bedensel gelişimi ifade eden büyüme kavramı insanın, döllenmeden doğuma, doğumdan ergenlik dönemine değin meydana gelen değişimi içerir.

Genelde büyüme ile ilgili olarak, boy ve kilo ile ilgili değişimler akla gelirken, iskelet sistemi, dişler, sinir sistemi, kasların gelişimi anlamına gelen büyüme kısaca beden yapısındaki nicel değişimi ve artışları içermektedir (Fişek ve Yıldırım, 1983: 1).

Hareket, beden eğitimi spor öğretiminin gelişimin büyüme yönüyle ilişkisi oldukça önemlidir. Sanılanın aksine hareket, beden eğitimi ve sporun önemi, çocuğun büyümesinin hızlandırılması ve arttırılması ile ilgili değil, varolan büyümenin değerlendirilmesi ile ilgilidir.

Çocukların okulöncesi ve ilköğretim dönemlerindeki büyümeleri, yani boylarının uzaması, kilolarının artması organ ve uzuvlarındaki gelişim daha çok kalıtım ve çevresel (beslenme, hastalık, yaşam koşulları gibi) etkenlerle ilgilidir.

Büyümede bedensel etkinlikler elbette önemlidir, ancak bu önem bedensel etkinliklerin kaslarda büyümeyi, boyu uzatmayı sağlayan bir amaçla değil, tam tersi doğal büyümenin elverdiği ölçüde gerçekleştirmesini amaçlayan şekilde olmalıdır.

 

Özellikle okulöncesi ve ilköğretim birinci kademe dönemi çocuklarına yönelik  hareket ve beden eğitimi etkinliklerinde yaşanan en önemli sorunlardan birisi, büyüme unsurunun göz ardı edilmesine ilişkindir. Bazı hareket uygulamaları büyüme düzeyi göz ardı edildiğinde yararsız olmanın ötesinde zararlı da olabilmektedir. Kuvvet özelliği gerektiren hareket uygulamaları bu konuda en çok özen gösterilmesi gereken uygulamalardır.

 

Özellikle okulöncesi ve ilköğretimin ilk yıllarında planlanacak olan bedensel ve psikomotor etkinliklerin;

¨    Çocukların büyüme seviyelerini ve farklılıklarını gözeten,

¨    Onların büyümelerini arttırmaya yönelik değil, onların büyüme düzeylerinin elverdiği şekilde olmasını hedefleyen bir anlayışla gerçekleştirilmesi gerekir.

Büyüme ile hareket, beden eğitimi spor öğretimi arasındaki ilişkide olası bazı olumsuzluklar söz konusudur. Okullar ve özellikle spor kulüplerindeki beden eğitimi etkinlikleri ile spor branşına yönelik uygulamalarda, çocuk ve ergenlerin büyüme durumları bazı alıştırmaları yapmalarına olanak vermeyebilir.

Örneğin, 6. sınıf, 7. sınıf ya da 10. sınıf seviyesinde bir öğrencinin büyüme durumu (kassal güç veya iskelet yapısı yeterliliği), onun gülleyi tutma, kaldırma ve ileriye doğru istenilen biçimde itmesi için yeterli olmayabilir ya da başka bir çocuğun, belirlenmiş bir uzaklığa atlamasına onun bacak kaslarındaki büyüme yeterliliği izin vermeyebilir. Bu durumlarda büyümeye uygun olmayan görevler yerine getirilemeyeceğinden hem öğrenme gerçekleşmeyecek hem de çocuk kendisini yetersiz algılayacaktır.

Bir beden eğitimi öğretmeni veya bir antrenörün “büyüme”yle beden eğitimi spor öğretimi arasındaki ilişkiyi kurabilmesi çok önemlidir. Bu sayede öğrenmeye ilişkin sorunlar azalacağı gibi, çocuklarda fiziksel ve psikososyal sorunlar yaşanmasına da engel olunacaktır.

6-8 Yaş Çocukları Hareket ve Beden Eğitimi

Bu yaş dönemi çocuklarının genel olarak beden eğitimi ve spora ilişkin ilgi ihtiyaç ve uygulamalarına bakıldığında (MEB, 1997: 202),

¨       Grup ya da takım halinde oynama eğilimi gösterdikleri,

¨       Çok kurallı oyunlardan hoşlanmadıkları,

¨       Uzun süreli dikkat gerektiren etkinliklerden sıkıldıkları,

¨       Hareketli, eğlenceli oyunlar ile yarışmalara ilgi duydukları,

¨       Etkinlikler arasında sık sık dinlenmeye gerek duydukları,

¨       Kız ve erkek çocuklarının dönem sonuna değin oyun ve ilgilerinin ayrılmaya başladığı görülmektedir.

Buradan hareketle sözü edilen yaş grubu çocuklarının beden eğitimi uygulamaları ise;

¨       Büyük kas gruplarına yönelik, kısa süreli yürüyüş, koşu, tırmanma, sıçrama, denge vb. taklit, dramatize ve oyun biçimindeki etkinlikleri,

¨       Kısa süreli eğlenceli grup yarışmaları,

¨       30 dakikayı geçmeyecek, dinlenme aralıklı hareketleri kapsayan etkinlikleri

¨       ve küçük kas grubu hareketleri ile ilgili statik duruş ve çalışmalardan kaçınıldığı, duruş bozukluklarını düzeltici çalışmaları kapsar.

Beden eğitimi dersi öğretim programına bakıldığında, bu yaş grubuna denk düşen I. ve II. sınıflara ait hedef konuları analiz edildiğinde (MEB 1988: 15, 16, 38-39);

¨       Koşular

¨       Atlamalar

¨       Atmalar

¨       Yürüme, sekme ve sıçramalar

¨       Yuvarlanmalar

¨       Kaldırma ve taşımalar

¨       Tırmanmalar

¨       Asılmalar, sallanmalar

¨       Denge

¨       Top alıştırmaları

¨       Halk oyunları, şarkılı oyunlar

¨       Basit ritimli melodili oyunlar

ile ilgili hedefler ve hedef davranışlardan oluştuğu görülür.

Motor gelişim dönemi açısından “temel hareketler dönemi olgunluk evresi” ile, “spor ile ilişkili hareketler dönemi genel geçiş evresi”nde olan bu yaş çocuklarında bir spor branşına ait spesifik öğretimden kaçınılmalıdır. Yukarıda belirtilen hedef konuları çocuğun beden eğitimi spor etkinliklerinin çerçevesini oluşturmalıdır.

8-10 Yaş Dönemi Çocukları ve Beden Eğitimi Spor Öğretimi

Bu yaş grubu çocuklarında da öncelikle beden eğitimi ve spora ilişkin ilgi, ihtiyaç ve uygulamalarına genel olarak bakıldığında,

¨       Vücut gelişimi ve güzelliği konusunda duyarlı oldukları,

¨       Oyun ve diğer spor etkinliklerine ilgili oldukları,

¨       Erkeklerde takım oyunları yanında kuvvet ve cesaret etkinliklerinden daha çok hoşlanma, kız çocuklarında ise, eğlenceli takım oyunlarına ilgi ve aynı oyunu oynama eğilimi içinde oldukları,

¨       Takım arkadaşlarıyla uzun süre oyun oynayarak geçirme istedikleri,

¨       Yaratıcılıkları yanında,yeteneklerini sergileme arzusu içinde oldukları gözlemlenebilir.

Bu çocuklara özgü beden eğitimi spor uygulamalarının ise;

¨       Tüm kas ve eklemleri içeren hareketlilik, beceri, çabukluk ve denge geliştirici hareketlerden oluşması,

¨       Ritmik ve müzik eşliğinde hareketler ile eğlenceli yarışmaları kapsaması,

¨       Spor branşlarına dönük çok basit, beceri ölçütü koyulmayan hazırlayıcı oyunlar ve etkinliklerden oluşması gerekir.

Beden eğitimi öğretimi programı incelendiğinde, bu yaş grubuna denk düşen sınıf düzeyi ilköğretim III ve IV. sınıflar olmaktadır. Bu sınıflara özgü beden eğitimi öğretim hedef konuları analiz edildiğinde (MEB, 1988) III. sınıflarla IV. sınıflar arasında öğretim hedefleri açısından bazı farklılıklar oluştuğu görülür.

İlköğretim III. sınıf beden eğitimi dersi öğretim hedeflerinin II. sınıf öğretim hedeflerinin aynısı olduğu, IV. Sınıfların ise, III. sınıf öğretim hedeflerine eklemeler yapıldığı görülmektedir.

IV sınıf beden eğitimi dersi öğretim programı, III. sınıf beden eğitimi dersi programına ilaveten

¨       Yer hareketleri,

¨       Araçlı ve araçla hareketler ile,

¨       Basketbol, voleybol, hentbol, futbol gibi spor branşlarına yönelik temel beceriler edinebilme, hazırlayıcı oyunlar ve dostça oynama, kazananı kutlama, kaybetmeyi kabullenebilme gibi öğretim hedeflerinden oluşan daha kapsamlı bir programdır.

Sonuç olarak beden eğitimi dersi öğretim programı, I II ve III sınıfları ile, IV ve V sınıf düzeyinde iki farklı karakter taşımaktadır. Yaş grupları açısından bakıldığında, 7-9 yaş ile 10-11 yaş farklılaşması şeklinde de değerlendirilebilecek olan bu anlayış oldukça tutarlı görünmektedir.

10-12 Yaş Dönemi Beden eğitimi Spor Öğretimi

Kişilik gelişimi bağlamında çalışkanlığa karşı aşağılık krizinin başarıyla atlatılması gereken sürecin devam ettiği bu yaşlar, motor gelişim dönemi açısından, özel hareketler beceri evresine gelinen yaşlardır.

Kız çocukları bu yaşlardaki bedensel büyüme ve gelişmeleri açısından erkek çocuklardan daha öndedirler. Onun için yaş gruplandırmalarında çoğu kez, “10-11 kız, 10-12 erkek” şekliyle ifade edilirler.

Bu yaşlardaki çocukların motor gelişim düzeyleri “Özel hareket becerileri evresi” olarak tanımlanan evrededir.

Beceri gelişiminde, bireysel farklılıklar ile, bir spor branşına ilgi ve yönelme eğiliminin ortaya çıktığı bir görüntü içerir. Yeterlilik ve başarma duygusunu en üste çıkarma çabası nedeniyle stresin yoğun olarak yaşandığı bir çağdır. Bu yaş döneminde açık beceri formunda çok sayıda hareket alıştırmalarının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi mümkündür. Çocuklar bu konuda isteklidirler. Kız çocuklardaki motor öğrenme yeteneği en üst düzeydedir. Erkeklerde ise bu dönemin sonlarına doğru bir değişim ve sıçrama söz konusudur (Muratlı, 1997: 42).

Bu yaş grubu çocuklarının beden eğitimi ve spora ilişkin ilgi ihtiyaç ve uygulamaları incelendiğinde (MEB, 1997: 204),

¨       Bir önceki yaş grubuna göre çocukların ilgilerinin daha gerçekçi bir boyut kazandığı,

¨       Grup faaliyetlerinden hoşlandıkları ve liderlik  tutumu geliştirdikleri,

¨       Kız ve erkek çocukların ayrı ayrı oynama eğiliminde oldukları görülürken,

Uygulama bağlamında ise;

¨       Çabukluk, beceriklilik ve hareket gelişimine yönelik çalışmalardan,

¨       Bileşik ve bağlantılı hareketler serilerinden,

¨       Becerilerin sergilendiği eğlenceli takım oyunları ve yarışmalardan,

¨       Ritim ve tempo çalışmalarından meydana geldiği görülmektedir.

 

1774
0
0
Yorum Yaz