Yapılandırmacı Eğitim Yaklaşımı ve Beden Eğitimi Spor Öğretimi

2008-12-19 00:12:00

             Geleneksel anlayışta eğitim öğretmen merkezlidir. Öğretmen, öğrenci ve Bilgi denkleminde öğretmen bilgiyi verir öğrenci de bilgiyi alır. Dolayısıyla öğrenci eğitim aktif bir rol almaz. Bu geleneksel eğitim anlayışını biçimlendiren felsefe pozitivizmdir. Çünkü pozitivizmde bilgi nesneldir. Kişinin dışında oluşur ve keşfedilir. Dolayısıyla bilgi kitaplarda ve öğretmendedir, bilginin Öğrencilere aktarılması gerekir.             Bilginin keşfedilmediği, yorumlandığı, ortaya çıkarılmadığı oluşturulduğu diğer bir söylemle kişi tarafından yapılandırıldığı anlayışı yeni bir bakış acısını yansıtır. Bu anlayışta bilgi kişinin dışında değildir. Kişinin bilgisi ona aittir, ondan izler Taşır, özneldir. Kişinin Deneyimleri gözlemleri, yorumları ve mantıksal düşünme sonucunda oluşur.             Yapılandırılmacılık yaklaşımı, "bilgi" ye iliþkin bu görüşleri Öğrenme ve Öğretme sürecine aktarmıştır. Dolayısıyla yapılandırmacılık yaklaşımı, pozitivizm sonrası Oluşan yeni bakış açısının öğrenme kuramlarına uyarlanması olarak değerlendirilmektedir. / Yapılandırmacılık anlamına gelen konstraktivizm olarak adlandırılmaktadır (Özden, 2003: 55-60) Felsefede "öznel Gerçeklik" üzerine kurulan bu eğitim anlayışı oluşturmacılık.             Yapılandırmacı yaklaşım ya da yapılandırmacılık şeklinde kullanılan öğrenme kuramı son yýllarda eğitim anlayışımızı oldukça etkilemiş görünmektedir.         2006 Yılı itibariyle, ilköğretim okullarından başlamak üzere kademeli olarak uygulamaya koyuldu... Devamı

Sosyal Öğrenme ve Hareket, Beden Eğitimi Spor Öğretimi

2008-12-19 00:08:00

İnsanların bazı davranışları ve hatta karmaşık davranışları koşullanmadan  sergiliyor olmaları mümkündür. Bu tür öğrenmeleri açıklayan kuramlardan birisi de sosyal öğrenme kuramıdır. Taklit yolu ile öğrenme ya da model alarak öğrenme olarak da tanımlanan sosyal öğrenme kuramında;¨      Çevredeki insanların davranışlarının ve sonuçlarının  gözlenmesi sonucu pekiştirilen davranışlar taklit edilir. Sonucu olumlu olmayan davranışlar ise taklit edilmez. Dolayısıyla bir modeli taklit etme bir tür edimsel koşullanmadır (Miller ve Dollard, akt. Erden ve Akman, 1998:146).¨      Bandura’ya göre ise, gözlem yolu ile öğrenmede gözlemin bireyi bilgilendirmesi söz konusudur. Birey çevresindekileri gözler, bunlardan sonuçlar çıkarır ve kendisi için yararlı olan durumlarda gözlediği davranışları sergiler.            Bandura’ya göre model alınan davranış saklanabildiği ve değiştirilebildiğine göre, gözlenen davranışın belleğe kodlanması ve gerektiğinde hatırlanması gerekir. Bundan dolayıdır ki  “gözlem yolu ile öğrenme” aynı zamanda bilişsel boyutlu bir öğrenmedir.Bandura öğrenmede gözlemin önemini vurgular. Özellikle çocukluk evrelerinde yetişkinlerin ve çevredeki olayların gözlenerek davranışları etkilemesi sosyal öğrenme kuramının temel görüntüsünü yansıtır. Model alma temeli üzerine şekillenen sosyal öğrenme kuramında, taklidin çocukların öğrenmesindeki önemi  vurgulanır.Gözleyerek öğrenme süreci birbirinden bağımsız olmayan dört evrede gerçekleşir ve gelişir (Slavin 1988:133).¨      Dikkat evresi: Öğrenm... Devamı

Sınıf Öğretmenliği Lisans Eğitiminde Beden Eğitimi Dersleri

2008-12-14 00:20:00

             1997 yılından itibaren Üniversitelerde yer alan öğretmenlikle ilgili tüm bölümler “yeniden yapılanarak” eğitim fakülteleri çatısı altında toplanmış ve “yeterliliğe dayalı” olduğu savlanan standart bir lisans programı oluşturulmuştur. Ancak söz konusu bu lisans programları ders çıkarma, ekleme ya da ders saat ve dönemleri ile oynama şeklinde sürekli değiştirilerek bugüne değin gelinmiştir.          Anlaşılan o ki, “yeniden yapılanma” ve “yeterliğe dayalı” eğitim  programı ihtiyaç üzerine bir kez daha yeniden yapılandırılarak 2005-2006 öğrenim yılında uygulamaya koyulmuştur.          Yeniden düzenlenen sınıf öğretmenliği lisans programı incelendiğinde, görüldüğü kadarıyla nitel bir değişimden çok nicel değişiklikler söz konusudur.          Bu yazının içeriği, başlığında da vurgulandığı üzere, uygulanmakta olan ve yeniden düzenlenen sınıf öğretmenliği lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersleri, “sınıf öğretmeni beden eğitimi” yeterliliği çerçevesinde tartışmaya açmak ve biraz da ileri giderek sorgulamak ve öneri sunmaktır.          l997’den bugüne  değin uygulanmakta olan sınıf öğretmenliği lisans programında, üç, dört ve altıncı yarıyıllarda yer alan Beden Eğitimi I, Beden Eğitimi II ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleri yer alıyorken, yeni lisans programında  üç ve dördüncü yarıyıllarda “Spor Kültürü ve Eğitimi” ile Beden Eğitimi... Devamı

Gelişim İlkeleri, Gelişim Ödevleri ve Hareket Beden Eğitimi ve S

2008-12-12 13:15:00

            Gelişim ile ilgili çalışma ve araştırmalar, gelişim özelliklerinin belli ilkelere göre oluştuğunu göstermiştir. Gelişimin temel ilkeleri olarak nitelendirilen  bu ilkeler, psikomotor alan eğitiminde birincil öneme sahiptir.              Gelişim genelden özele doğrudur Başlangıçta büyük kas hareketleri daha sonra ise küçük kas gruplarının kontrol edilebilmesidir. Bebeklikten çocukluğa ve sonrasına uzanan süreçte hareket, beden eğitimi spor öğretiminde gelişimi dikkate almanın birinci koşulu, öğrenenden asla beceri düzeyinde beklentiye girilmemesidir. Beceri düzeyindeki beklenti, çocuğun genel gelişiminden sonra oluşacak psikomotor bir çıktıdır.              Gelişimde bireysel ayrılıklar vardır Çocukların gerek biyolojik gerekse çevresel etkenlerle gelişim farklılıkları onların birbirlerinden farklı olmalarına neden olmaktadır. Bu bakımdan, öğretim sürecinde her öğrenciyi birbirinin aynısı gibi görmek ve onlardan aynı düzeyde öğrenme çıktısı beklemek doğru değildir. Hareket, beden eğitimi uygulamaları çocukların aynı düzeyde psikomotor davranışlar sergilemelerini hedeflememelidir. Her çocuk kendi içinde değerlendirilmelidir. Bireysel farklılıkları dikkate alarak yürütülen beden eğitimi programları, gelişimi dikkate alan eğitim anlayışının da gereğidir.          Yaşamın değişik dönemlerinde farklı türden gelişimler önem kazanır                        Bebeklikten itibaren devam eden geliş... Devamı

NÖROFİZYOLOJİK KURAMLAR IŞIĞINDA BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETİMİ

2008-12-12 02:35:00

                Giriş         Bütün öğrenmeler beyin temelli öğrenmelerdir. Yaşam için gerekli bilişsel, duyuşsal ve psikomotor öğrenmelerin hepsinin kaynağı beyindir.             Doğumdan itibaren sergilenen bazı psikomotor davranışlar refleks davranışlardır. Alt beyin tarafından kontrol edilen bu tür davranışlar ilerleyen dönemlerden itibaren (4. aydan sonra) giderek azalır ve birkaç tanesi hariç tamamen yok olur. Yaşam gerekliliği için gerçekleştirilen tüm davranışlarda olduğu gibi motor davranışlar da öğrenilen davranışlardır. Öğrenilen her şey girdi, merkezi işlem ve çıktı döngüsüne dayanır. İşlem merkezi ise beyindir. Sonuç olarak psikomotor öğrenmeler beyin merkezli kassal çıktılardır.             Bir çocuğun elindeki yiyeceği ağzına yaklaştırması, emeklemesi, oturması, yürümesi gibi motor davranışların refleks öncelleri (temeli) olsa da bunların amaçlı davranışa dönüşmeleri algı, değerlendirme ve harekete geçme ile ilgili beyinsel faaliyetler sonucudur.             Beyin ve hareket ilişkisi aynı zamanda beyin ve beden eğitimi spor ilişkisi anlamına da gelmektedir. Beyin ve beden eğitimi spor ilişkisi psikomotor öğrenmelerin öncellikle beyinsel bir faaliyet olduğu ile ilgili bir ilişkidir. Dolayısıyla beden eğitimi spor öğretimi ile ilgili yaklaşımların beyin temelli yaklaşımları da içeriyor olması gerektiği açıktır. Bir çocuktan her hangi bir psikomotor davranışı gerçekleştirmesini beklemek demek, çocuğun söz konusu davranış ile ilgil... Devamı